550 LOJİSTİĞİN ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ, SEKTÖRÜN MEVCUT DURUMUNU DEĞERLENDİRDİ

LOJİSTİĞİN ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ, SEKTÖRÜN MEVCUT DURUMUNU DEĞERLENDİRDİ

Tedarik Zinciri Yönetimi Derneği (TEDAR) tarafından lojistik sektörünün önde gelen firmalarının katılımında düzenlenen Lojistik Paneli, katılımcıların yoğun ilgisi ile 27 Şubat 2018 tarihinde, QNB Finansbank ev sahipliğinde gerçekleşti.

SIEMENS Tedarik Zinciri Direktörü ve TEDAR Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Günal’ın “Tedarik Zinciri Yönetimi Stratejisi & Geleceği” konulu açılış sunumu ile başlayan organizasyon, “Lojistikte Yükselen Trendler, Dijitalizasyon ve Beklentiler” konulu panel ile devam etti.

Zer A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı & TEDAR Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alp Ressamoğlu tarafından moderatörlüğü gerçekleştirilen panelde, lojistik sektörünün önde gelen firmalarından Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul, Borusan Lojistik Genel Müdürü ibrahim Dölen ve Omsan Lojistik Genel Müdürü Doç. Dr. Mehmet Hakan Keskin konuk konuşmacı olarak yer aldı ve lojistik sektörünün mevcut durumu, potansiyel gelişme alanları, dijitalizasyon ve sektörün geleceği ile ilgili değerli bilgi ve tecrübelerini paylaştı.

Musul: “Taşımaların önündeki engeller nedeniyle operasyonlar hızlı gerçekleştirilemiyor”

“Lojistikte Yükselen Trendler, Dijitalizasyon ve Beklentiler” panelinde konuşan Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul, taşımaların önündeki engeller nedeniyle operasyonların hızlı gerçekleştirilemediğine vurgu yaptı. Türkiye’nin ihracatının büyük bölümünü Avrupa’ya yaptığını hatırlatan Musul, “Biz fabrikadan siparişi alıp, ürünü hazırlayıp yola çıkana kadar Çekya’da, firmalar aynı ürünü teslim etmiş oluyorlar. Sadece Volkswagen’in Çekya’dan günde 500-600 treylerlik araç dağıtımı yapıyor” dedi.

Lojistiğin dış dünyanın parametrelerine bağlı bir sektör olduğunu belirten Musul, “Avrupa’da işler bu hızda yürürken koskoca Türkiye’nin, yalnızca Trieste’deki kötü hava koşulları nedeniyle ihracatı sekteye uğruyor. Hedefleri koymak güzel ama bunun altını doldurmak için bizler neler yapıyoruz. Biz bir şeye güvenmek için onu tel örgüler için koyup tekrar mühürlemek istiyoruz. Kanun koyucu vatandaşına güvenmiyor. Bizlerin sürekli yanlış yapacağını düşünüyor. Dünyada birbirine en az güvenen ulus seçilmişiz. Bu güveni sağlamadığımız sürece diğer süreçler doğru kurgulanamaz. Biz teknolojinin getirdiği avantajları kullanamıyoruz. Gümrük kağıt üzerinde başarılı görünüyor ama o başarılar uygulamaya yansımıyor. Bizde ise A gümrüğü ile B gümrüğü arasındaki uygulamalar farklılık gösterebiliyor. Yolda giderken yeni uygulamalarla karşılaştığınız oluyor. Kendimizi vazgeçilmez görmemeliyiz. Eğer Türkiye 34’üncü sırada kalırsa büyük bir başarı olarak değerlendiriyorum.”

Dölen: “Türkiye’nin kendi gerçeklerine karşı çıkan bir yapısı var”

Borusan Lojistik Genel Müdürü İbrahim Dölen, LPE’ deki (Lojistik Performans Endeksi) 34’üncülükteki yerden 14’üncülüge çıkma yönündeki hedeflerle ilgili görüşlerini paylaştı. İbrahim Dölen yaptığı konuşmada, “Her işlemi defalarca kontrol eden bir sistem var. 34’ten 14’e çıkacağız demek güzel ama elimizde ne var. En başarılı ülke Singapur’u inceledik. Singapur, ticarette dünyanın en başarılı ülkesi seçilmiş. Çünkü ülkeye gelen her başvuru 20 dakika içinde tamamlanır. Kurumlar, 7/24 ticaretin yürümesi için uğraş verirler. Birçok ülke güzergah harici olsa da işlerini o küçücük yerden yürütür. Böyle bir dünyada artık evrakların ortadan kalkması, her şeyin dijital hale dönüşmesi gerekir. Bir dönem boş, dolu tüm konteynerlerin x-ray’den geçirilmesi gerektiğini duyurdular. Bunun mümkün olamayacağını söyledik. Sonunda onlar da anladılar. Daha sonra ihracatçı birliklerinin baskısıyla ordinoda limitler belirlenmeye çalışıldı” dedi.

Türkiye’nin kendi gerçeklerine karşı çıkan bir yapısı olduğunu belirten Dölen, Türkiye’den Almanya’ya tren seferleri başlattıklarını ama süreçteki engeller nedeniyle vazgeçtikleri bilgisini verdi. Her krizde sistem verimli olmayanları yok etmiyorsa, bir denge sağlamanın mümkün olmayacağını ifade eden diyen İbrahim Dölen, “Batanlar olacak çünkü maliyetler artacak, kaçış yok. Yeni teknolojilerle işinizi yürütmek zorunda kalacaksınız. Lojistik maliyetler artacak. İlerde kimse teklif almayacak, evraklar sistemden görülebilecek. Biz de kendi ölçülerimizde lojistiği ölçülendirmeye çalışıyoruz. Çok güzel örnekler var ama sorun bu güzelliklerin Türkiye sathına yayılmasıdır. Teknoloji hayatı çok ucuzlatıyor, emek vermeniz gerekiyor” diye konuştu.

Önümüzdeki dönemde maliyetlerin, regülasyonların ve çevresel baskıların artacağını aktaran Dölen, bunların lojistik süreçlerine etki edeceğini belirtti. Hacmin bir yere kadar önemli olduğunu söyleyen Dölen, “İstanbul’dan 2 bin treyler kaldırabilirsiniz ama gelirken bunları dolduramazsanız bu kar değil zarar getirir. İyi bir organizasyon yapısının kurulması gerekir. Borusan olarak fiziksel yatırımlardan çok bilgi yatırımına odaklandık. Örneğin Elektronik Taşımacılık Ağı ETA ile biz dijital dönüşüme hazırlanıyoruz. Lojistiği değiştirmeye çalışıyoruz” dedi.

Keskin: “Türkiye’nin lojistik endeksinde ilk 10’a çıkabilmesi için kronik problemlerini çözmesi gerek”

Konuşmasında Türkiye’nin lojistik endeksinde ilk 10’a çıkabilmesi için önce kronik problemlerini çözmesi gerektiğine vurgu yapan Omsan Genel Müdürü Doç. Dr. Mehmet Hakan Keskin, “Türkiye’de karayolu ağırlıklı bir filo ve arz fazlamız var. Niye karayolunu kullanamıyoruz, güneyimiz çok sıcak. Bu yapı bir de 2001’den bu yana başlayan küresel krizle daha az yatırım yapması ve varlığını sürdürebilecek politikalar yürütmesi yüzünden pasta büyümüyor. Türkiye’nin lojistikte başarı elde etmesi için sorunlu alanlara yönelmesi gerekir. Şu andaki konjonktürle yeniden 14’e çıkmak hayal. Şu anda bulunduğumuz 34’üncü sırayı da korumak başarıdır.”

Keskin sözlerini şöyle sürdürdü: “Demiryollarına kanalize olduk ve belge alan ilk özel tren işletmecisi olarak faaliyet gösteriyoruz. Serbestleşme sağlandı ama operasyonlar o kadar kolay değil. 550 metreden uzun katar oluşturamıyoruz. Elektrikli hatlarımız yok. Vagon kesemiyoruz. Dizel ile elektrikli arasında büyük fark var. Treni komple biz işletiyoruz ama bu devam ettirebilir mi? Biz edeceğiz, ancak genişlemez. Köseköy’den Mersin’e otomobil de taşımaya başladık ama bunu da sürdürmek zor.

Sadece bunu yapabilmek için baştan 1 milyon lira harcamanız gerekiyor. Kamu bize yardımcı oluyor ama yaptığımız işin gelişmesi pek mümkün görünmüyor. Avrupa’daki gibi bir yapının Türkiye’de oluşması çok zor. Bitmiş araç lojistiğinde 3 araçtan birini taşıyoruz, bunun gelişmesi için çalışmalar devam ediyor. Küresel lojistik firmalarında da geleneksel konvansiyonel yapı bitti. Biz de bu gerçeği görmeliyiz. İnanılmaz operasyonel riskler yaşıyorsunuz.”

YORUMLAR

BENZER HABERLER