160 İŞİNİZ ”TEHLİKELİYSE” İLK ADIMA DİKKAT

İŞİNİZ ”TEHLİKELİYSE” İLK ADIMA DİKKAT

Türkiye’de yaşanan tanker kazaları Türkiye karayolları ne kadar güvenli sorusunu akıllara getirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Tırsan Çevre Sorumlu Uzmanı ve Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı Serap Alkan, tehlikeli madde taşımacılığında doğru araç seçiminin önemini vurguladı. Tehlikeli Maddelerin Taşınması Hakkındaki Yönetmelik’in (ADR) zincirleme olarak araç üreticisini, taşıyanı ve yük sahibini sorumlu tutulduğunun hatırlatıldığı açıklamada, “Yük sahibi ve taşıyanın ilk önce ADR konvansiyonuna uygun araç seçimi yapması gerekiyor. Aksi halde yaşanan kazalar çok vahim sonuçlar doğuracaktır” denildi.

Trafikte her araç kaza yapıyor, ancak bu araç tehlikeli madde taşıyorsa insan hayatı, can ve çevre için risk çok daha yüksek oluyor. Bu riskin minimuma indirilmesi için Tehlikeli Maddelerin Taşınması Hakkındaki Yönetmelik (ADR) 2014 yılında yürürlüğe girdi. Ancak ülkemizde bulunan 30 bin akaryakıt tankerinden sadece 8 bini ADR’ye uygun. 22 bin konvansiyonel araç hala tehlikeli maddeleri taşımaya devam ediyor. ADR yönetmeliği; zincirleme olarak araç üreticisini, taşıyanı ve yük sahibini sorumlu tutuyor.

İLK ADIM DOĞRU SEÇİM OLMALI

Tehlikeli yükü bulunan firmaların ve taşıyıcıların, ilk olarak taşımada kullanılacak araçların ADR Sertifikasına sahip olup olmadığına dikkat etmesi gerekiyor. Türkiye’de onlarca tanker üreticisi varken uluslararası ADR’li tanker üretimi yapan firma sayısı bir elin parmakları kadar. Tırsan, hem yurtiçi hem yurtdışına satışını gerçekleştirdiği ürünlerle bu alanda önderlik ediyor. Türkiye’nin lider treyler üreticisi Tırsan, 2002 yılından itibaren ADR mevzuatı çerçevesinde tanker ve silo üretimine devam ediyor.

Türkiye’de tehlikeli madde taşımacılığı alanında uluslararası standartların uygulanması konusunda öncü rol oynayan Tırsan, 2002 yılında Almanya’nın en köklü ticari araç üreticilerinden biri olan Kässbohrer’in tanker ve silo bölümünü satın aldı. Daha sonra Alman tanker üreticisi Hendricks’i 2007 yılında bünyesine katan Tırsan, tehlikeli madde konusundaki uzmanlığını en üst seviyeye taşıdı.

KÄSSBOHRER ÖRNEĞİ

Tırsan tarafından yapılan açıklamada 2 Aralık’ta TEM Adapazarı girişinde meydana gelen bir kaza örnek gösterildi. Bu kazada; Tırsan’ ın ürettiği Kässbohrer marka ADR’ li tankere başka bir Tır arkadan çarptı. Kaza oldukça şiddetli gerçekleşti. Araç tamamen dolu olmasına rağmen can kaybı yaşanmazken araçta mal kaybı da yaşanmaması dikkat çekti. Açıklamada, “Kazanın şiddeti de göz önünde bulundurulduğunda, aynı kazaya ADR’siz bir araç karışsaydı, mal kayıplarının yanında can kaybının da yaşanması olasılığı çok yüksekti” ifadesi kullanıldı.

ADL’Lİ ARAÇLAR NASIL ÜRETİLİYOR

Tırsan yaptığı açıklamada ADR’li araçların nasıl üretildiğini de anlatıyor: “ADR’ye uygun araç üretebilmek için öncelikle üretim yerinin uygunluğunun belgelenmesi şartı var. Bu süreçte uygun malzeme seçimi ve takibi, yetkin sertifikalı kaynakçı, uygun alet ve ekipman, laboratuvar, ürün izlenebilirliği ve genel kalite güvence şartlarının sağlanması gerekiyor. Bir ADR’li tankerin üretilebilmesi için ADR’nin ilgili maddelerine uygun bir tasarım onayına sahip olması gerekiyor. Tasarım onay sertifikaları ADR onay otoritelerinden tüm tasarım gereklilikleri yerine getirildikten sonra alınabiliyor.

Ayrıca, ADR’li tankerler uluslararası ADR anlaşmasının tarif ettiği kriterler ve atıf yaptığı üretim ve test standartlarına göre üretilmek zorunda. Tank için bir onay ve kontrol süreci yanında tankın bir araç üzerine koyulduktan sonra da bazı şartları sağlaması gerekiyor. Taşıyıcı ünitelere ait bu şartlar ECE R-105 regülasyonu ve ADR mevzuatında tanımlanıyor.

Araçların; fren, elektrik ve mekanik bağlantıları ilgili düzenlemelere uygun olmak zorunda Bunların dışında belirli bir basınç altında sıvı tehlikeli madde taşıyan tankların ECE R-111 devrilmeye karşı araç stabilite şartlarını sağlaması isteniyor.

ADR UZMANLIK GEREKTİRİYOR

Üretim merkezlerinin durumu ve kullanılan ekipmanlar ADR’de çok önemli. Tırsan Adapazarı Fabrikası bu kapsamda hem yerel hem de yurt dışı onay otoriteleri tarafından sertifikalandırıldı. Bunun yanında ADR konusunda uzmanlık da hayati önem taşıyor. Yurtiçi ve dışı toplam 15 adet tasarım onayı bulunan Tırsan bu konuda uzmanlığını hem Türkiye’de hem yurtdışında kanıtlamış bir marka olarak öne çıkıyor. Bünyesinde Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı istihdam eden Tırsan, kendi sektöründe ilk üretim yeri uygunluğu ve ilk tasarım onay sertifikasını alan firma olarak sektöre yön veriyor. Tırsan tarafından üretilen her bir tanker bu süreçlerden eksiksiz olarak geçiyor.

YORUMLAR

BENZER HABERLER