25 Emre Eldener: “Artacak büyük ölçekli projelerde talebi karşılamak için yatırım yapılmalı”

Emre Eldener: “Artacak büyük ölçekli projelerde talebi karşılamak için yatırım yapılmalı”

Türkiye’de 2016 yılında özel sektör yatırımları azaldı. Söz konusu dönemde proje taşımacılığında hızlı bir büyüme yaşanmadı. Halen devam eden Aliağa STAR Rafineri’ si, otoyol ve hızlı tren projeleri, madencilik projeleri, soda üretim ve doğalgaz depolama tesisleri gibi projeler sektörü canlı tuttu. Türkiye’nin lojistik sektöründeki altyapısı ve kapasitesi, yurt içi ve dışındaki talepleri karşılayabilecek yeterliliğe sahip. Ancak, ilerleyen dönemde artacak ve çeşitlenecek daha büyük projeler için yatırımlar gerekiyor.

Türkiye ekonomisinin büyüme sürecinde sanayi, enerji ve inşaat sektöründeki yatırımlar önemli rol oynuyor. Bu sektörlerin lojistik ihtiyaçları paralelinde proje taşımacılığı faaliyetleri de önem taşıyor. Yurtiçinden ve çevre ülkelerden önemli enerji hatlarının geçmesi ve başta inşaat olmak üzere birçok alanda büyük ölçekli projeler, proje taşımacılığına da ivme kazandırıyor. Dolayısıyla lojistik firmaları kendi bünyelerinde proje taşımacılığı departmanlarını kuruyor. Türkiye’de yaklaşık 80 firma proje taşımacılığı alanında hizmet veriyor. Bu alanda faaliyet gösteren firma sayısı az gibi gözükse de sektörün son yıllarda farklı ihtiyaçlara cevap verebildiği ve uluslararası standartları yakaladığı gözlemleniyor.

Firmalar Lojistik 4.0’a odaklanmalı

UTİKAD olarak yer aldığımız platformlarda lojistik sektörünün geleceği ve Endüstri 4.0’ın lojistik sektörüne etkileri üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Endüstri 4.0, lojistiğin yedi doğrusu olarak adlandırılan doğru ürünün, doğru miktarda, doğru biçimde, doğru zamanda, doğru kaynaktan, doğru yolla ve doğru fiyata sağlanması süreçlerinin tümünü ayrı ayrı etkileyecek bir olgu. Bu aşamada Türkiye lojistik sektörünün de Ar- Ge çalışmalarına gereken önemi vermesi ve küresel standartlarda hizmet vermesi gerekiyor. Otonom araçlar, kaptansız gemiler, otomasyona sahip depolar, drone’lar ile teslimatlar artık günümüzün gerçeği haline dönüşmüş durumda. Lojistik firmaları bu değişime ayak uydurmalı ve Lojistik 4.0’la faaliyetlerini geliştirmeli.

Proje taşımacılığı, geleneksel taşıma yöntemlerinden farklılaşan bir alan. Çeşitli fiziki ve mevzuat altyapıların düzenlenmesi gerekiyor. Proje taşımacılığında kullanılacak kılavuz araçlar, sürücü ve proje taşımacılığında görev alacak diğer personelin eğitimi ile özel ekipmanların kullanımı konularında eğitim, bilinçlenme ve mevzuat konularında halen iyileşmeye ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’de 2016 yılında özel sektör yatırımları azaldı. Söz konusu dönemde proje taşımacılığında hızlı bir büyüme yaşanmadı. Bunun başlıca sebebi ise doğrudan yatırımların azalması oldu. Türkiye’nin lojistik sektöründeki altyapı ve kapasitesi, yurtiçi ve yurtdışı talepleri karşılayabilecek yeterliliğe sahip olsa da artacak ve çeşitlenecek daha büyük projeler için yatırımlar gerekiyor. Ancak yurtiçinde halen devam eden yeni havalimanı, Aliağa STAR Rafineri’ si, otoyol ve hızlı tren projeleri, altın ve bakır başta olmak üzere madencilik projeleri, soda üretim tesisleri, doğalgaz depolama tesisleri gibi mega projeler kısmen de olsa bu açığı kapattı.

Çin’in ‘Bir Kuşak Bir Yol’ projesi, Türkiye için fırsat

Kısa ve orta vadede 1915 Çanakkale Köprüsü ve enerji projeleri de sektörün gelişiminde etkili olacak. Avrupa ülkeleri kadar, Ortadoğu, Arap Yarımadası ve Afrika ülkeleri de yatırımlarında Türkiye’den lojistik ortak seçiyor. Uzun zamandır bu merkezlerle ticari ilişkisini sürdüren Türkiye, sektörel anlamda bütün bu hareketliliği değerlendirebilecek avantajlara sahip. Bunun yanı sıra yakın coğrafyamızda da proje lojistiği yönetimini gerçekleştirebilecek düzeyde güçlü sektörel rakibimiz bulunmaması, önemli avantajlardan biri. Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğa ülkelerinde devam eden projeler ile Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan’daki projelerde Türkiye’deki firmaları aktif çalışıyor.

Türkiye’nin ihracatında Avrupa önemli bir pazar olmaya devam ediyor. Avrupa yönünde gerçekleştirilen ihracat taşımaları uluslararası taşımacılık pazarının büyük bir kısmım oluşturuyor. Öte yandan Rusya, Kuzey Afrika ve Orta Asya ise yurtdışı taşımacılık faaliyetleri açısından öne çıkan diğer pazarlar. Hızlı büyüyen Çin ekonomisinin, uluslararası lojistik faaliyetlerine yönelik stratejileri proje taşımacılığını da etkiliyor. Çin’in öncülüğünde devreye alınan ‘Bir Kuşak Bir Yol’ projesi, Türkiye için bir fırsat olabilir. Türkiye’nin bu projede etkin yer alabilmesi için demiryolu bağlantılarının ve yük aktarma terminallerinin kısa süre içinde devreye alınması gerekiyor. Ayrıca limanlarda demiryolu bağlantılarının kurulmasıyla Türkiye, uluslararası taşımacılıkta avantajlı bir konuma gelecek.

Türkiye, Asya ve Avrupa kıtaları arasındaki coğrafi alanda mevcut ve potansiyel taşımacılık koridorlarına yakınlığı ile doğal bir lojistik üs konumunda bulunuyor. Buna ek olarak Afrika ve Orta Asya merkezli taşımacılık operasyonları açısından transit ülke konumunda. Türkiye, bu kapsamda lojistik sektörünü mevzuat, altyapı ve bağlantı yollarıyla desteklemesi büyük önem arz ediyor. Öte yandan taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların faaliyetlerinde en önemli araçlar yük taşıma araçları. Firmalar müşterilerin gereksinimlerini karşılarken etkili ve verimli hizmet sunması gerekiyor. Bu kapsamda araçların yenilemelerine yönelik yatırımlarını hızlandırmalı. Türkiye karayolu taşımacılığında Avrupa’daki en büyük araç filolarından birine sahip. Araç filosuna yönelik yeni yatırımlar sektörün rekabet gücünü daha da arttıracak.

YORUMLAR

BENZER HABERLER